Elleri İle Toprağa Hayat Veriyorlar

Elleri İle Toprağa Hayat Veriyorlar

Bursa’nın İznik İlçesindeki yaşayan Hasan Yaman yıllardır elleri ile toprağa hayat veriyor. Baba mesleği olan çömlekçiliği zorlu hayat şartlarına rağmen devam ettirmek için eşi ile birlikte çalışmaya devam ediyor.

Yıllar önce evlerin ve iş yerlerin vazgeçilmez ihtiyacı olan topraktan üretilen çanak çömlek gibi ürünlerin değişen hayat şartlarına yenik düşüp rağbet görmemesi bu sektörde bir çok kişiyi işsiz bıraktı. Hasan Yaman babasından aldığı bu mesleği, 53 yaşında eşi ile birlikte yürütmenin yollarını bulmuş durumda.

TOPRAK SONSUZ BİR MALZEME

İznik’e Bağlı çakırca köyünde kendi kurduğu atölyesinde klasik çömlek tarzı el üretimi çanak ve çömlek üretimi yanında kişilere ve çeşitli firmalara özel ürünler de üreten Hasan Yaman,
“Çömlekçilikte adet, sayı ve çeşit sınırı yoktur. Toprak ve seramik sonsuz bir malzemedir. Önemli olan hayal edebilmektir. Hayalleriniz sizi binlerce çeşide götürür” sözleri ile bu meslekte ayakta kalabilmek için yetenek yanında hayal gücüne de ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Mesleğini yürütebilmek için klasik çömlek tarzı el üretimi yanında çeşitli hediyelik eşyalar, şişeler, dış mekan ve iç mekan dekoratif malzemeler de üretebilen Hasan Yaman, “ Ayakta kalmak için her türlü ürün üretiyoruz. Tuğla istiyorlar tuğla yapıyoruz. Selçuklu dönemi sırlı tuğla gibi malzemede ürettik. Kullandığımız hammaddeyi bu bölgenin toprağından kendimiz hazırlıyoruz. Çamurun hazırlanması, tavlanması, yoğurulması makineden geçirilip işleme alınması başlı başına ayrı bir süreç. Tornada ürün hazırlamak bizim işimizin en kolay tarafı. Öncesi ve sonrasındaki kurutma, fırınlama, sırlama, boyama gibi işler bizim işimizin %99’nu teşkil ediyor. Çömlekçilik denildiğinde herkes torna’daki işi görüyor, ama işimiz sadece o değil. O işimizin sadece görseli.” diye konuştu.

DÖVİZDEKİ HAREKETLİLİK BİZİM GİBİ YEREL USTALARA RAĞBET YARATTI

Eşi ile ailecek sürdürdüğü baba mesleği çömlekçiliğe son günlerde yoğun bir talep olduğunu ifade eden Hasan Yaman,” Bundan birkaç yıl öncesine kadar bizim işlerimize rağbet yoktu. Bizlerin ürettiği sırlı kap,kacak, vazo gibi ürünler yurt dışından bilhassa Çin’den çok daha ucuza geliyordu. Bizler gibi yerel üreticiler uzun bir süre görmezden gelindi. Ve hatta bu gibi meslekler ölmek üzere idi. Ürün çeşitlerimizi değiştirdik ayakta kalmaya çalıştık. Bu durum yıl içinde yaşanan döviz hareketliliğinden sonra tabiki değişti. Bizler şu an bu durumdan  gayet memnunuz. Devlet büyüklerimizin ithalata kotalar koyması, engelleyici tedbirler alması bizim gibi sanatkarlara ülke içinde rağbet yarattı. Ülke içinde yerli ve milli üretim yapan bir çok sektör İthalat dolayısı ile çok büyük darbeler aldı. Şükür ki bugün bu sıkıntıları aştık” dedi.

Sosyal Medyada Paylaşın:


Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

ayak mantarı kredi hesaplama